<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Bir Kaç Damla Tefekkür, Yalnızca Tefekkür...</title>
        <description>Tefekkür Aynasından hayatımıza aksedenler.</description>
        <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 14:18:02 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Hazır Kürt Açılımı demişken...</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/hazir-kurt-acilimi-demisken_52465471.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/hazir-kurt-acilimi-demisken_52465471.html</guid> 
            <description>Bu memleket, T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;de T&amp;uuml;rkler dışındaki herkesin T&amp;uuml;rklere k&amp;ouml;le olma m&amp;uuml;kellefiyeti taşıdığını s&amp;ouml;yleyen milletvekilleri g&amp;ouml;rmedi mi? Evet, g&amp;ouml;rd&amp;uuml;. Bug&amp;uuml;n gelinen noktada, &amp;lsquo;K&amp;uuml;rtler i&amp;ccedil;in federal haklar&amp;rsquo;&amp;nbsp;isteyen milletvekillerinin nasıl t&amp;uuml;rediğini merak edenler, şu memleketin ta temeline konulmuş dinamitlerin farkında olmayanlardır. Seksen k&amp;uuml;s&amp;uuml;r senedir, rejimi kuran oligarşinin ne yapmaya &amp;ccedil;alıştığını ve sistemin kendisini hangi reflekslerle koruduğunu bilmeyenlerdir. Ders vermek i&amp;ccedil;in değil, sadece tekrar etmek i&amp;ccedil;in anlatalım &amp;ouml;yleyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu &amp;uuml;lkenin kurucu unsurları tespit eden ilk Meclis&amp;rsquo;in &amp;uuml;zerinden adeta silindir gibi ge&amp;ccedil;en bir rejim kuruluş s&amp;uuml;recini takiben, Şeyh Said Efendi&amp;rsquo;nin şahsında cezalandırılan bir milletten bahsediyoruz. Dağkapı&amp;rsquo;yı asla unutmamış milyonlarca insandan bahsediyoruz. Varlığı T&amp;uuml;rk varlığına armağan edilmek istenen bir milletten bahsediyoruz. T&amp;uuml;rk varlığına feda olmak &amp;uuml;zerine antlar i&amp;ccedil;irilen &amp;ccedil;ocuklar b&amp;uuml;y&amp;uuml;ten annelerden ve babalardan bahsediyoruz.&amp;nbsp; Gelin sorunu tanımlarken, yabancı bir dilde yemin etmek zorunda kalmış K&amp;uuml;rt &amp;ccedil;ocukların ve ebeveynlerini dinleyelim. Yapabileceğinize emin misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakılmış k&amp;ouml;ylerden, infaz edilmiş binlerce insandan ve bir halkın yangın yangın b&amp;uuml;y&amp;uuml;yen acılarından ibaret bir tasviri dinleyebilecek kulağın sahibi kimdir? Eğer bu &amp;uuml;lkenin Başbakanı, .. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/hazir-kurt-acilimi-demisken_52465471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 04 Oct 2009 12:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aynamda Rakseden Gece - I</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/aynamda-rakseden-gece-i_45673821.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/aynamda-rakseden-gece-i_45673821.html</guid> 
            <description>26 Nisan 2009 - Pazar - 06.24&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bug&amp;uuml;n birinci g&amp;uuml;n. İ&amp;ccedil;ine d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m&amp;uuml;z g&amp;uuml;zellik deryasının birinci g&amp;uuml;n&amp;uuml;.&amp;nbsp; Yazacak &amp;ccedil;ok şeyim var. Anlatsam bitmez.&amp;nbsp; Hangi arada, hangi derede bunları yazdığımı merak edersin diye yazıyorum. Az evvel, sabah namazını kıldık ve uyudun. &amp;Uuml;zerini &amp;ouml;rtt&amp;uuml;m. Kalktım. Uyku tutmamasının sebebi sana yahut evimize alışamam değil. Sadece &amp;ccedil;ok az uyumaya alıştım. Bir de, belli bir saatten sonra, o saate kadar uyumadıysam artık uyuyamıyorum. Sen ise usul usul uyumaktasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damatlığımın cebinde bir not defteri vardı. Onu buldum. Yazasım geldi &amp;ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml;. Anlatasım geldi. Gece karşılaştığımız m&amp;uuml;nasebetsiz şakanın tesiri &amp;ccedil;abuk&amp;ccedil;a ge&amp;ccedil;ti sayılır. Kendimi iyi hissediyorum. Ancak o an i&amp;ccedil;in zorlandığımı ifade etmeliyim. Seni ve kendimi savunabilmek i&amp;ccedil;in herşeyi yapabilirdim. Tehlikeliydi dolayısıyla. Neyse, ge&amp;ccedil;ti gitti ya, buna da ş&amp;uuml;kretmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olduk&amp;ccedil;a yorgunum aslında. Kımıldayacak halim yok. Y&amp;uuml;r&amp;uuml;mek, gezinmek, İstanbul'a yanımda Sen olduğun halde, sınırsızca Sen olduğun halde bakmak istiyorum. Ancak, son iki hafta boyunca hi&amp;ccedil; durmadan koşmuş gibiyim. Hayatın zorluklarını tecr&amp;uuml;be ettim sanırım. Hem de &amp;ccedil;ok &amp;ouml;nemli bir miktarını tecr&amp;uuml;be ettim. Seninle, ailenle yahut benim ailemle ilgili zorluklar değildi &amp;ccedil;oğu. Hayatım boyunca, ilk defa maddi olarak birşeyi denkleştirmek gibi bir kaygı taşıdım. Şimdiye dek bu hususta, b&amp;ouml;ylesine kritik bir noktada olmamıştım. G&amp;ouml;z&amp;uuml;me &amp;ouml;nceden k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k miktarlar olarak g&amp;ouml;z&amp;uuml;ken paralar &amp;ouml;nem kazandı. &amp;Ouml;nceden harcadığım ufak miktarları harcamasam rahat edecekmişim gibi geldi. Sonra kendimden utandım. Seninle ilgili olarak yaptığım herhangi birşeyin pişmanlığı değildi yaşadığım. Bu satırları okuduğunda b&amp;ouml;yle d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmeni istemem. Hayatımın Senden.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/aynamda-rakseden-gece-i_45673821.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 11:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ders-i İntibah - III</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ders-i-intibah-iii_44589541.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ders-i-intibah-iii_44589541.html</guid> 
            <description>I)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/ustura kan taşının kapatamadığı yaralar da a&amp;ccedil;ar usta/ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve insan hayatı &amp;ouml;ğrendi bir berber &amp;ccedil;ırağından.&lt;br /&gt;yağmura h&amp;uuml;z&amp;uuml;n giydiren g&amp;uuml;neşin g&amp;ouml;&amp;ccedil;&amp;uuml;yle,&lt;br /&gt;nasıl damıtılacağını g&amp;uuml;nlerimizin,&lt;br /&gt;alnımızdaki ter kadar taze &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;n,&lt;br /&gt;nasıl kopartacağını can damarlarımızı,&lt;br /&gt;&amp;ouml;ğrenebilirmiş insan,&lt;br /&gt;on bir yaşındaki bir berber &amp;ccedil;ırağından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/usta y&amp;uuml;k dediğin hamalın da gururunu&amp;nbsp;incitir bazen/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve insan hakikati &amp;ouml;ğrendi bir taşhan hamalından.&lt;br /&gt;savaş&amp;ccedil;ılar k&amp;uuml;s&amp;uuml;p gittiğinde bu memleketten,&lt;br /&gt;nasıl yok olup gittiyse m&amp;uuml;'min olmanın onuru,&lt;br /&gt;&amp;ouml;ylece &amp;ccedil;ekip gitti gururu incinen hamallar taşhan'dan.&lt;br /&gt;oysa o hamallar&amp;nbsp; y&amp;uuml;ks&amp;uuml;nmeden taşırlardı seni ve beni,&lt;br /&gt;daha &amp;ccedil;ok zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sırtımda var olmanın y&amp;uuml;k&amp;uuml;n&amp;uuml; taşırım,&lt;br /&gt;paranın iki y&amp;uuml;z&amp;uuml;nde de yoktur g&amp;ouml;z&amp;uuml;m.&lt;br /&gt;zira savsaklanmış bir derdin peşindeyim nice zamandır,&lt;br /&gt;kaderim kan kusmakmış, neyleyim?&lt;br /&gt;bil ki sırtımdaki y&amp;uuml;kten ziyade incitir beni,&lt;br /&gt;duasız dillerin zehirli kelamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sancıyan urganları vurup sırtıma,&lt;br /&gt;her gece mercan'dan sirkeci'ye y&amp;uuml;r&amp;uuml;yen benim,&lt;br /&gt;nasır bağlamış sokaklardan ge&amp;ccedil;erim,&lt;br /&gt;&amp;uuml;st&amp;uuml;ne kir bulaşmamış g&amp;ouml;lgemi s&amp;uuml;r&amp;uuml;yerek ardımsıra.&lt;br /&gt;S&amp;ouml;ylemiştim sana işin aslını,&lt;br /&gt;Beni hi&amp;ccedil;&amp;nbsp;bilmedin,&lt;br /&gt;Zaten hi&amp;ccedil; bilemezdin,&lt;br /&gt;Ve dahi hi&amp;ccedil;bir zaman bilemeyeceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-usta kalem dediğin şairin eline de yakışmaz değil mi bazen?-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamanın yakışmadığı bir seyyah,&lt;br /&gt;durduğu zaman &amp;ouml;leceğini bildiği i&amp;ccedil;in,&lt;br /&gt;vurur yolların sonsuzluğuna kendini değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve şair dediğin usta,&lt;br /&gt;yazmanın eline yakışmadığı şair ,&lt;br /&gt;kelimeler eğreti sızladığı i&amp;ccedil;in şiirlerinde,&lt;br /&gt;&amp;ccedil;abuk .. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ders-i-intibah-iii_44589541.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 00:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Rachel'i anarken, birkaç söz...</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/rachel-i-anarken-birkac-soz_38696391.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/rachel-i-anarken-birkac-soz_38696391.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Hayat, bildiğimiz ve asla bozmak istemediğimiz zihinsel hududlarımızın i&amp;ccedil;inde devam edip gidiyor. Oluşturulmuş g&amp;uuml;ndemin ve k&amp;uuml;resel d&amp;uuml;zenin tespit ettiği siyasi kavgaların ihtirası ne kadar b&amp;uuml;y&amp;uuml;rse b&amp;uuml;y&amp;uuml;s&amp;uuml;n, hayatı anlamlı kılan insanlar ve olaylar da unutulmuyor.&amp;nbsp; &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; cesaret,&amp;nbsp;bulunduğu y&amp;uuml;reği unutulmaz kılacak kadar g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; bir seda bırakır geride. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; hayat, cesurları 'Kahraman' olarak vasıflandırıp,&amp;nbsp;tarih&amp;nbsp;sayfalarına &amp;ouml;yle kaydederken, sadece biyolojik hayatlarını s&amp;uuml;rd&amp;uuml;rme kaygısıyla susanları,sinenleri ve korkakları da 'Eyyamcı' olarak kaydetmektedir.&lt;/p&gt;'Eyyamcı' kime denirdi sahi? Hatırlayan var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1980 &amp;ouml;ncesinin b&amp;uuml;y&amp;uuml;k kargaşalarının doğurduğu ve halkın i&amp;ccedil;inde oluşmuş bir şahsiyet tasviri idi aslında 'Eyyamcı'. 1980'lerden evveli demişken, T&amp;uuml;rk demokrasisinin hayatiyetini s&amp;uuml;rd&amp;uuml;rmek i&amp;ccedil;in başvurduğu yolları da unutmamalı. Toplumun iki b&amp;uuml;y&amp;uuml;k kampa ayrıldığı, dindar, muhafazakar, sağ g&amp;ouml;r&amp;uuml;şl&amp;uuml; kimselerin;&amp;nbsp;T&amp;uuml;rkiye'de 'dinsiz' CHP'ye karşı 'Adalet Partisi'ni, d&amp;uuml;nya genelinde de&amp;nbsp;'Kom&amp;uuml;nist Sovyetlere' karşı ABD'yi desteklediği d&amp;ouml;nemlerle denk gelir 'Eyyamcı' kavramının doğuşu. Solcu, sosyalist,laik, sek&amp;uuml;ler d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce sahiplerinin&amp;nbsp;ise irticaya karşı T&amp;uuml;rkiye'de CHP'yi destekledikleri, d&amp;uuml;nyada da Amerikancılık furyasına karşı Sovyetleri savundukları g&amp;uuml;nlerdir aynı zamanda bahsettiğimiz zaman dilimi. &amp;Ouml;zg&amp;uuml;r olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nen zihinlerin dahi 'cendere' i&amp;ccedil;inde eritilip, istenilen iki formdan birisine sokulduğu zaman diliminde, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmeden, siyasi kanaat taşımadan yaşayan kimselere 'Eyyamcı' deniliyordu. Belki kendi halin.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/rachel-i-anarken-birkac-soz_38696391.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 16 Mar 2009 12:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>'25 yaşında ölmek de güzeldir...' , öyle mi?</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/25-yasinda-olmek-de-guzeldir-oyle-mi_37785881.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/25-yasinda-olmek-de-guzeldir-oyle-mi_37785881.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Elektronik posta kutuma d&amp;uuml;n sabah d&amp;uuml;şen bir maili, sadece ufak tashihlerle yayınlıyorum:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&quot;25 yaşındayım. İyi bir işim ve gelirim var. T&amp;uuml;rkiye'nin iyi bir &amp;uuml;niversitesinden mezunum. Hayatımın g&amp;ouml;r&amp;uuml;nen kısımlarında bir sorun yok, olmamasından gayet memnunum. Ancak her ge&amp;ccedil;en g&amp;uuml;n bu &amp;uuml;lkede yaşamaya dair inancımı kaybediyorum. Kaybetmek bir yana, 25 yaşındayım, iyi bir &amp;uuml;niversite bitirdim, iyi bir gelirim var, sevdiğim, geleceğe dair umutlarımı g&amp;ouml;zlerinde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m d&amp;uuml;nyalar g&amp;uuml;zeli bir Hanımefendi ile nişanlıyım ve &amp;ouml;lmek istiyorum. &amp;Uuml;zerimde b&amp;uuml;y&amp;uuml;d&amp;uuml;k&amp;ccedil;e b&amp;uuml;y&amp;uuml;yor, g&amp;ouml;rd&amp;uuml;klerim, duyduklarım ve yaşadıklarım. Gelecekten birşey beklemiyorum, dar-ı bekası uğruna kurban &amp;uuml;st&amp;uuml;ne kurban verilen Devletime g&amp;uuml;venemiyorum, g&amp;uuml;venmiyorum. &lt;p&gt;Engin &amp;Ccedil;eber &amp;ouml;ld&amp;uuml;. Engin &amp;Ccedil;eber ile aynı g&amp;ouml;r&amp;uuml;ş&amp;uuml; paylaşmıyorum, d&amp;uuml;nyaya aynı yerden bakmıyorum, politik&amp;nbsp;tavırlamızın uzaktan yakından ilgisi yok. Fakat Beni &amp;uuml;rperten bir ger&amp;ccedil;ek var, burada, Benimle aynı g&amp;ouml;kkubenin altında, hayalleri, umutları ve sevdikleri olan Engin &amp;Ccedil;eber &amp;ouml;ld&amp;uuml;. Vicdanım kanıyor. G&amp;ouml;rmesek dahi, g&amp;ouml;zlerimizin &amp;ouml;n&amp;uuml;nde oldu herşey. Eğer aynı hayatı paylaşıyorsak, her şey biraz g&amp;ouml;zlerimizin &amp;ouml;n&amp;uuml;nde olmuyor mu zaten? Emniyet, işkence olmadığını iddia ediyor. Emniyet, işkence iddialarını a&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a reddediyor. Bakan &amp;ouml;z&amp;uuml;r diliyor. Fakat Engin'in gittiği ger&amp;ccedil;eği değişmiyor, değişmeyecek. Tarihi bir trajediye &amp;ccedil;evirmek i&amp;ccedil;in ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Ne yapabilir ki Onların koskoca silahları karşısında k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k kalan ellerim? Engin &amp;Ccedil;eber'den ya da Engin &amp;Ccedil;eber i&amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/25-yasinda-olmek-de-guzeldir-oyle-mi_37785881.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2009 00:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ellerimizden Kayıp Düşenlere, Size ve Bize Dair...</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ellerimizden-kayip-dusenlere-size-ve-bize-dair_34246861.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ellerimizden-kayip-dusenlere-size-ve-bize-dair_34246861.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Yağmurlu ve gri bir g&amp;uuml;z g&amp;uuml;n&amp;uuml;nde kaydoldum &amp;uuml;niversiteye. Alman yapısı, eski ve soğuk taş duvarları olan koca bir binada, &amp;uuml;niversiteli olmanın heyecanı y&amp;uuml;zlerinden okunduğu halde peşpeşe dizilmiş, binlerce gen&amp;ccedil;ten birisiydim. Ne yaşayacağımı, ne yapacağımı, nasıl davranmam gerektiğini bilmeksizin, yaşadığım anın bir par&amp;ccedil;ası olarak giriyordum &amp;uuml;niversitenin kapısından i&amp;ccedil;eri. Asil bir ideal i&amp;ccedil;in değil, kendim i&amp;ccedil;in, geleceğim i&amp;ccedil;in, belki ileride kuracağım ailenin refahı ve huzuru i&amp;ccedil;in, ailemin &amp;uuml;zerimdeki emeklerinin karşılığını vermek i&amp;ccedil;in oradaydım. Hayat, g&amp;uuml;zel bir gelecek ve uzun &amp;ouml;m&amp;uuml;r r&amp;uuml;yasıydı benim i&amp;ccedil;in o demler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1970'li yılların meşhur hidayet romanlarındaki benzer bir hikayem yok. Ahmet G&amp;uuml;nbay Yıldız romanlarının T&amp;uuml;rk filmlerinin sonlarını andıran hidayet &amp;ouml;yk&amp;uuml;lerinin bir par&amp;ccedil;ası da değilim. Lakin, kendim i&amp;ccedil;in, geleceğim i&amp;ccedil;in girdiğim &amp;uuml;niversite, daha adımı attığım ilk g&amp;uuml;n, sımsıcak bir kardeşliğin yurdu oldu benim i&amp;ccedil;in. İnsanın sadece kendisi i&amp;ccedil;in yaşamayacağını, yaşayamayacağını &amp;ouml;ğrenmem i&amp;ccedil;in, &amp;uuml;st&amp;uuml;m&amp;uuml; sımsıkı &amp;ouml;rten kardeşliği g&amp;ouml;rmem yetti. Ne ben fazlasını bekledim, ne de seher vakitleri kıyamlarda omuz omuza verdiğim kardeşlerim fazlasını istediler. Kardeş olduk, işte o kadar. Modern d&amp;uuml;nyanın bir par&amp;ccedil;ası olmak &amp;uuml;zere girdiğim kapıdan, y&amp;uuml;ce bir davaya omuz vermiş bir nefer olarak &amp;ccedil;ıkmak nasip oldu. Fak&amp;uuml;lte kantinlerinde, amfilerde ve kamp&amp;uuml;s meydanlarında, bir davet eri olarak koşturmak, terlemek, yorulmak fakat vazge&amp;ccedil;memekti muvahhid olmak demek... Uzun ve m&amp;uuml;reffeh bir &amp;ouml;mr&amp;uuml;n hayallerinden, Allah i&amp;ccedil;in &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; istediğimiz duaların ger&amp;ccedil;ekliğine ne de &amp;ccedil;abuk ge&amp;ccedil;miştik.... ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/ellerimizden-kayip-dusenlere-size-ve-bize-dair_34246861.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Oct 2008 22:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çimen Sokak Üzerine</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/cimen-sokak-uzerine_33162131.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/cimen-sokak-uzerine_33162131.html</guid> 
            <description>Gııız, Ayşeee! &amp;Ccedil;abuk yukarı &amp;ccedil;ık, Baban geldi... &lt;br /&gt;I)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insan bir d&amp;uuml;nyadır değil mi? Her d&amp;uuml;nyanın kendince bir tarihi olmalı &amp;ouml;yleyse... Eğer derdiniz tarih yazmak ise, belirli bir zamana, belirli bir mekana ve belirli olaya olan ihtiya&amp;ccedil; da aşikardır &amp;ouml;yleyse. Olay, yani işin hikaye kısmı bir yana, zaman, yani &amp;ccedil;ocukluk devrem de bir yana, mekanı anlatmak, anlatabilmek işin en &amp;ccedil;etrefil kısmıdır. A&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a s&amp;ouml;yleyeyim uzun tasvirleri sevmiyorum, ger&amp;ccedil;ek&amp;ccedil;i bir tablo &amp;ccedil;izmek adına, c&amp;uuml;mlelerin uzatıldık&amp;ccedil;a uzatılmasını, kelimelerin dozunu ayarlamak adına s&amp;uuml;sl&amp;uuml; p&amp;uuml;sl&amp;uuml; kelimelerin yazının i&amp;ccedil;ine ş&amp;ouml;yle bir serpiştirilmesini l&amp;uuml;zumsuz buluyorum. Fakat &amp;Ccedil;imen Sokak ve &amp;Ccedil;imen Sokağı kesen K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k Bayır Sokak, tarih&amp;ccedil;e-i hayatımda m&amp;uuml;essir olan ilk mekanlardır ki bu vesile ile biraz olsun iltiması hak ediyorlar diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek tasvir temelinde&amp;nbsp;gelişecek bir yazı kaleme almaya ikna ediyorum kendimi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peyami Safa'nın Fatih-Harbiye'sinde, Fatih-Harbiye Tramvayı'nın ge&amp;ccedil;tiği caddenin, G&amp;uuml;m&amp;uuml;şsuyu tarafına değil de Tatavla tarafına doğru paralel sokaklarından birisi idi &amp;Ccedil;imen Sokak. Bir ucunda,&amp;nbsp;yani&amp;nbsp;Taksim tarafında yer alan&amp;nbsp;Vatikan Konsolosluğu, diğer ucunda, yani&amp;nbsp;Pangaltı yakasında bulunan&amp;nbsp; Ermeni Kilisesi ile uluslararası bir &amp;ouml;nemi haiz olduğu s&amp;ouml;ylenebilirdi. İstanbul gibi, sokaklarında yeşili ancak b&amp;uuml;y&amp;uuml;te&amp;ccedil; ile arayarak bulabileceğiniz bir şehirde, yeşil zengini sayılabilecek, adım başı ağaca rastlayabileceğiniz kaldırımlar kaplıyordu sokağın iki tarafını. &amp;Ouml;yle zannediyorum, Harbiye tarafından aşağı doğru indiğinizde, &amp;Ccedil;imen Sokak, olduk&amp;c.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/cimen-sokak-uzerine_33162131.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 08 Jan 2009 14:40:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gazze: Sabrın ve Direnişin Başkenti</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/gazze-sabrin-ve-direnisin-baskenti_32920131.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/gazze-sabrin-ve-direnisin-baskenti_32920131.html</guid> 
            <description>Gazze &amp;uuml;st&amp;uuml;ne s&amp;ouml;ylenecek &amp;ccedil;ok s&amp;ouml;z var, ancak s&amp;ouml;ylenecek c&amp;uuml;mlelerin en başına, yapılacak işlerin en &amp;ouml;n&amp;uuml;ne, Gazze i&amp;ccedil;in feda olan yiğitlerin fedakarlığını ve Gazze'ye feda olan yiğitleri yardımsız komayan kahramanları koymalıyız. Gazze bir mevzidir, Gazze bir hendektir... Kendisini bu mevzide hisseden herkes, bu hendeğin kazılması i&amp;ccedil;in tırnağıyla, dişiyle gayret eden herkes Gazzeli, Filistinli'dir... Kassam f&amp;uuml;zelerinin, Nasır f&amp;uuml;zelerinin, Grad f&amp;uuml;zelerinin f&amp;uuml;nyelerini ateşleyip, Gazze'yi siyonistler i&amp;ccedil;in Hendek kılanlar, &amp;uuml;mmetimizin yiğit evlatları, İstiklal Caddesi'nde, Beyazıt'ta, &amp;Ccedil;emberlitaş'ta o yiğitlere selam g&amp;ouml;nderenler de Allah'ın yardımcıları olmaya and i&amp;ccedil;miş kahramanlardır. Hakkı teslim etmeli evvela, adını koymalı, bundan y&amp;uuml;z yıl sonra bug&amp;uuml;n&amp;uuml;n tarihini yazanlar, bir trajedinin değil, evlatlarını kurban verip zafere y&amp;uuml;r&amp;uuml;yen aziz bir davanın destansı zaferini yazacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, Ortadoğu'da stratejik a&amp;ccedil;ılımların, Gazze ve Filistin &amp;uuml;zerine kurulacak b&amp;uuml;t&amp;uuml;n entelekt&amp;uuml;el c&amp;uuml;mle ve s&amp;ouml;ylemlerin anlamını kaybettiği g&amp;uuml;nlerdeyiz. Bug&amp;uuml;nler, direniş ve sebat, niyet ve ihlas, dua ve amel g&amp;uuml;nleridir. Ekranlardan izlemekle yetinenler, elbette bu hakikati bilemeyecek ve anlayamayacaklar. İyi bilelim ki bu yıkım, entelekt&amp;uuml;el c&amp;uuml;mlelerin ve kaygıların, modern d&amp;uuml;nyanın meşhur barış paradigmasının, Birleşmiş Milletlerin ve varolduğu iddia edilen milenyum uygarlığının yıkılışıdır. Dolayısıyla Siyonist rejim, Gazze'deki binaları yıkmıyor yalnızca ve katlettiği sadece masum Gazzeliler değil. Bombalar, batı medeniyetinin ve varolduğu &amp;ouml;ne s&amp;uuml;r&amp;uuml;len insan hakları eksenli ahlak anlayışının orta yerine d&amp;uuml;ş&amp;uuml;yor. Ancak, &amp;ouml;ylesine manidardır ki, b&amp;ouml;lgenin M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man halklarını temsil iddiasındaki H&amp;uuml;k&amp;uuml;metler, halen stratejik kaygılarla bi.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/gazze-sabrin-ve-direnisin-baskenti_32920131.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 05 Jan 2009 17:35:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Orası, tam olarak kimin 'Huzuru'?</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/orasi-tam-olarak-kimin-huzuru_31487471.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/orasi-tam-olarak-kimin-huzuru_31487471.html</guid> 
            <description>T&amp;uuml;rkiye'de siyaset belli dengeler ve denklemler &amp;uuml;zerinden yapılıyor, sanırım bu ger&amp;ccedil;eği bilmeyen, farketmeyen yok. Bunu g&amp;ouml;r&amp;uuml;yor ve g&amp;ouml;r&amp;uuml;nen resmin, b&amp;uuml;t&amp;uuml;n siyasi partileri siyasi yelpazenin bir kanadı, b&amp;uuml;t&amp;uuml;n siyaset&amp;ccedil;ileri de siyaset denkleminin bir 'değişken'i yapan sınırları kavrıyorum. Bununla birlikte, Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na se&amp;ccedil;ilen Numan Kurtulmuş'un, se&amp;ccedil;ilir se&amp;ccedil;ilmez soluğu Anıtkabir'de almasın anlamıyorum, anlamak istemiyorum. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bu, benim canımı yakıyor. Peşinden y&amp;uuml;zbinleri s&amp;uuml;r&amp;uuml;kleyecek lider, ilkelerini hangi şart altında olursa olsun tavizsiz tatbik edendir. Kurtulmuş'un kabrini ziyaret ettiği Atat&amp;uuml;rk de &amp;ouml;yle idi. Padişah&amp;nbsp;Mehmet Vahid&amp;uuml;ddin'i karşısına alıp, kocasa dahi adı&amp;nbsp; 'Osmanlı' olan bir devleti dikkate almamış&amp;nbsp;idi. Mustafa&amp;nbsp;Kemal'in&amp;nbsp;ilkelerinin ne olduğu ise malumdur ve dahi malumun ilamına l&amp;uuml;zum yoktur. &lt;br /&gt;Konuyu tevhid-şirk zaviyesinden ele almak elbette m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n. En azından bir kabri ziyaret edip, kabrini ziyaret ettiğiniz şahsa hitaben, o şahsı bir k&amp;uuml;lt/idol/put olarak kabul edenlerin g&amp;ouml;n&amp;uuml;llerini okşayacak s&amp;ouml;zler sarfediyorsanız, bu elbette m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n. Ancak bu, benim değil, bu konuyu delilleriyle ele alıp, izah edebilecek Alleme taifesinin işi. Aramızda anlaşma gereğidir ki, bendeniz yazdıklarımda edille-i şeriye ekseninden bazı hususları g&amp;uuml;ndeme getirip onların bildikleri alana karışmıyorum, Onlar ise benim b&amp;uuml;t&amp;uuml;n yazdıklarımı değerlendirip karışma hakkına sahipler. Yazdığım hi&amp;ccedil;bir şeyi, bu a&amp;ccedil;ıdan Alimlerin tahkikinden beri g&amp;ouml;rm&amp;uuml;yorum. Acaba, Sayın Kurtulmuş, &quot;Ament&amp;uuml; Şerhi&quot; yazarı muhtereme Dedesi'ni iyice dinlemiş midir? Alimlerin tahkikinden beri olmayan bu noktayı dikkate sunuyorum ve g.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/orasi-tam-olarak-kimin-huzuru_31487471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 18 Dec 2008 16:48:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bu Bab, Susulunca Dile Gelenlerden İbarettir</title>
            <link>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/bu-bab-susulunca-dile-gelenlerden-ibarettir_28877961.html</link>
            <guid>http://tefekkuraynasi.blogcu.com/bu-bab-susulunca-dile-gelenlerden-ibarettir_28877961.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;12.03.2008 / Kadık&amp;ouml;y&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/Susu(lu)nca s&amp;ouml;ylenense aşk/&amp;nbsp;Neden her susuşun karşılığı/ Bir unutulmaz h&amp;uuml;z&amp;uuml;n oluyor benliğimde?/&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gayrı &amp;ouml;yk&amp;uuml;nmesen &amp;ccedil;ocuklara diyorum,&lt;br /&gt;Bak,&amp;nbsp; g&amp;uuml;zel&amp;nbsp;bir&amp;nbsp;hikaye değil hayatın,&lt;br /&gt;Masalların mehcur bıraktığısın,&lt;br /&gt;S&amp;ouml;zlerin yarım kalır ne vakit konuşsan,&lt;br /&gt;Bak diyorum, ilan-ı aşk hi&amp;ccedil; yakışmadı &lt;br /&gt;Hi&amp;ccedil; yakışmadı sevmek şu t&amp;uuml;kenmiş gen&amp;ccedil;liğine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan tutarken canı yanmış kentleri,&lt;br /&gt;Sineme&amp;nbsp;dolan bu&amp;nbsp;&amp;nbsp;h&amp;uuml;z&amp;uuml;n neden?&lt;br /&gt;Ellerimde &amp;ouml;l&amp;uuml;yor siyah bir adam,&lt;br /&gt;Mecnun g&amp;ouml;ğs&amp;uuml;me yuvarlanıyor haykırarak,&lt;br /&gt;Bırakıp gidiyor ansızın hayat,&lt;br /&gt;Hanemi terkediyor&amp;nbsp;bereket-i Halil İbrahim,&lt;br /&gt;Eskiden verem eden onulmaz dertler,&lt;br /&gt;Gayrı kanser ediyor...&lt;br /&gt;Kanser...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;/Tam bahar geldi derken/ Yine Benim hisseme d&amp;uuml;şt&amp;uuml; / Vakitsiz bir cemre-i hazan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşmayı bozan benim, kabul.&lt;br /&gt;Lakin unutmuş değilim misakımı asla,&lt;br /&gt;Murat Konuk&amp;ccedil;u idi ahitlerin en g&amp;uuml;zeli bazen,&lt;br /&gt;Bazen bir y&amp;uuml;rekli adım idi B&amp;uuml;lent Tuna.&lt;br /&gt;Bilseniz Ağabey, ne ağır bir dava,&lt;br /&gt;Sizi hatırlamak her sustuğumda.&lt;br /&gt;Yanınıza d&amp;uuml;ş&amp;uuml;veremedim diye bir,&lt;br /&gt;Bir de kıvrılıp uzanamadım diye dağlarınıza,&lt;br /&gt;Sesinize ses katamadım diye en &amp;ccedil;ok,&lt;br /&gt;Ne &amp;ccedil;ok h&amp;uuml;z&amp;uuml;n d&amp;uuml;şer hisseme,&lt;br /&gt;Bir bilseniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;/Ne b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir kavganın i&amp;ccedil;inden &amp;ccedil;ıktım/ Nasıl i&amp;ccedil;li i&amp;ccedil;li sığındım koynuna/Bilseydin...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dahi bilmeni &amp;ccedil;ok istedim,&lt;br /&gt;Ellerine &amp;ccedil;ok yakışıyor diye sevdim ben zambakları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;/Kalbimi seyret ki şimdi/&amp;nbsp; Dizlerini &amp;ccedil;ekip g&amp;ouml;ğs&amp;uuml;ne / &amp;Ouml;ylece kalakalmıştır ellerinde /&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B&amp;uuml;t&amp;uuml;n acıları ve h&amp;uuml;z&amp;uuml.. ( &lt;a href=&quot;http://tefekkuraynasi.blogcu.com/bu-bab-susulunca-dile-gelenlerden-ibarettir_28877961.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:06:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://tefekkuraynasi.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>