Bir Kaç Damla Tefekkür, Yalnızca Tefekkür...

Orası, tam olarak kimin 'Huzuru'?

Türkiye'de siyaset belli dengeler ve denklemler üzerinden yapılıyor, sanırım bu gerçeği bilmeyen, farketmeyen yok. Bunu görüyor ve görünen resmin, bütün siyasi partileri siyasi yelpazenin bir kanadı, bütün siyasetçileri de siyaset denkleminin bir 'değişken'i yapan sınırları kavrıyorum. Bununla birlikte, Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na seçilen Numan Kurtulmuş'un, seçilir seçilmez soluğu Anıtkabir'de almasın anlamıyorum, anlamak istemiyorum. Çünkü bu, benim canımı yakıyor. Peşinden yüzbinleri sürükleyecek lider, ilkelerini hangi şart altında olursa olsun tavizsiz tatbik edendir. Kurtulmuş'un kabrini ziyaret ettiği Atatürk de öyle idi. Padişah Mehmet Vahidüddin'i karşısına alıp, kocasa dahi adı  'Osmanlı' olan bir devleti dikkate almamış idi. Mustafa Kemal'in ilkelerinin ne olduğu ise malumdur ve dahi malumun ilamına lüzum yoktur.


Konuyu tevhid-şirk zaviyesinden ele almak elbette mümkün. En azından bir kabri ziyaret edip, kabrini ziyaret ettiğiniz şahsa hitaben, o şahsı bir kült/idol/put olarak kabul edenlerin gönüllerini okşayacak sözler sarfediyorsanız, bu elbette mümkün. Ancak bu, benim değil, bu konuyu delilleriyle ele alıp, izah edebilecek Alleme taifesinin işi. Aramızda anlaşma gereğidir ki, bendeniz yazdıklarımda edille-i şeriye ekseninden bazı hususları gündeme getirip onların bildikleri alana karışmıyorum, Onlar ise benim bütün yazdıklarımı değerlendirip karışma hakkına sahipler. Yazdığım hiçbir şeyi, bu açıdan Alimlerin tahkikinden beri görmüyorum. Acaba, Sayın Kurtulmuş, "Amentü Şerhi" yazarı muhtereme Dedesi'ni iyice dinlemiş midir? Alimlerin tahkikinden beri olmayan bu noktayı dikkate sunuyorum ve geçiyorum, çünkü alanımın dışına çıkmamalıyım. Tevhid, saf ve temiz, şirk kirli ve bulanıktır. Saf ve temiz olan, hayatın ve fıtratın kendisi olduğu göze batmaz, şirk ise hayata ve fıtrata muğayir olduğu için, gözümüzü, gönlümüzü, ruhumuzu ısırır.

Hal böyleyken, Sayın Kurtulmuş Anıtkabir'i neden ziyaret etmiş olabilir? Alnının secdeye gittiğini bildiğimiz Kurtulmuş, alnının secdeye gitmediğini iyi bildiğimiz bir şahsın kabrini neden ziyaret etmiş olabilir?

El Cevab: Çünkü O, kendisini o makama getiren iradede, o makama gelmesine müsaade eden insanların siyasi maslahatında bunu görmüş idi. Yaptığı da gördüğünden başkası değildi. Türkiye dindarının 40 yıldır süren vatan sevgisini ispat etme davasının son tezahürü idi bu ziyaret. Yaşasa Refah'a oy verecek lidere, dindarların da saygılı olduğunu göstermek için yapılması 'vacib'(!) olan ziyaret idi. Hali hazırda, bu yapılanı anlamıyor değilim, anladıklarım canımı yakıyor fakat, canımı yakan, vicdanımı rahatsız ediyor, vicdanımı rahatsız eden, uykularımın bereketini kaçırıyor. Ben Kurtulmuş'u anlayabilirim durduğum yerden bakınca, fakat Kurtulmuş durduğu yerden bakınca, beni anlayabilir mi?

Kabul, bir siyasetçi olarak, Mustafa Kemal'i Nutuk'ta görünen gerçekliğiyle görseniz bile, bunu ifade edemezsiniz. Yine kabul, Mustafa Kemal'i, Mustafa Yazgan'ın Monark'ında anladığı şekliyle değerlendiriyor olsanız dahi, bunu ima etmeniz bile geleceğinizi karartır. Son kez kabul, bulunduğunuz makamın sorumlulukları var. Ancak bütün bunlar, Kurtulmuş'un Anıtkabir defterini imzalarken çekilmiş resmini gördüğümde duyduğum rahatsızlığı bertaraf etmiyor, edemiyor. Çünkü, zihnimde geleneğe dair yeni bir söylemin, resmi paradigmaya dair esaslı bir tenkidin ve geçmişten daha ilkeli bir duruşun karşılığı olan Kurtulmuş'u, o resimde göründüğü yere yakıştıramadım.

Daha da açığı, içimden geçenler, bir kişisel devrim değilse bile, büyük bir hayal kırıklığının derin sesleridir. Uzun zamandır düşünegeldiklerimi perçinleyen harçtır. Bu dünyevileşme midemi çok kötü bulandırıyor, Anıtkabir'de 'Huzura' çıkmak vicdanımı derinden yaralıyor. Numan Kurtulmuş, bunu anlayabilir mi? Anlaması mümkün müdür?

'Musa' gelip sonra 'Firavun' olmamak adına verilen sözlere güvenmek istiyorum. Fakat, Dağkapı'yı,Dersim'i, Şeyh Said'i unutup, 'Huzura' çıkmanın, Musa olmanın neresinde olduğunu anlamıyorum...

Bilen varsa anlatabilir mi?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »